Bugün : 11 Aralık 2019, Çarşamba
BINANCE.COM Kripto Para Al - SatDünyanın en büyük kripto para borsasında işlem yapın, kazanmaya başlayın.

G ile başlayan Osmanlı terimleri

Osmanlı sözlüğü içerisinde merak ettiğiniz Osmanlıca kelimenin Türkçe anlamını öğrenebilirsiniz.

Osmanlı sözlüğü içerisinde merak ettiğiniz Osmanlıca kelimenin Türkçe anlamını öğrenmek için, arama formunu veya harfe göre sıralamayı kullanın.

Osmanlı terimler sözlüğünde en çok aratılan Osmanlıca kelimeler

Zümer : (Zümre. C.) Gruplar, zümreler.

İştira : Satın alma.

Şebabane : f. Genç ve yiğit olarak. Genç gibi, yiğitçesine.

Süreha` : (Sarih. C.) Saf ırklar.

Kurbiyyet : Yakınlık kazanmak. Yakınlık. Bir şeye kendi gayretiyle yakınlaşmak. (Bak: Akrebiyyet)(Sahabelerin kurbiyet-i İlâhiyye noktasındaki makamlarına velâyet ayağıyla yetişilmez. Çünki: Cenâb-ı Hak bize akrebdir ve herşeyden daha ziyade yakındır. Biz ise, ondan nihayetsiz uzağız. O'nun kurbiyetini kazanmak iki surette olur.Birisi: Akrebiyetin inkişafiyledir ki, nübüvvetteki kurbiyet ona bakar ve nübüvvet veraseti ve sohbeti cihetiyle sahabeler o sırra mazhardırlar.İkinci Suret: Bu'diyetimiz noktasında kat-ı meratib edip bir derece kurbiyete müşerref olmaktır ki, ekser seyr-i sülûk-u velâyet ona göre ve seyr-i enfüsî ve seyr-i âfâkî bu suretle cereyan ediyor. İşte, birinci suret sırf vehbîdir, kesbî değil, incizabdır, cezb-i Rahmânidir ve mahbubiyettir. Yol kısadır, fakat çok metin ve çok yüksektir ve çok hâlistir ve gölgesizdir. Diğeri kesbîdir, uzundur, gölgelidir. Acaib hârikaları çok ise de, kıymetçe, kurbiyyetçe evvelkisine yetişemez. Meselâ: Nasıl ki dünkü güne bugün yetişmek için iki yol var. Birincisi: Zamanın cereyanına tâbi olmıyarak, bir kuvvet-i kudsiye ile, fevkaz-zaman çıkıp, dünü bugün gibi hazır görmektir. İkincisi: Bir sene kat'-ı mesafe edip, dönüp dolaşıp, düne gelmektir; fakat, yine dünü elde tutamıyor; onu bırakıp gidiyor. Öyle de, zâhirden hakikata geçmek iki suretledir. Biri: Doğrudan doğruya hakikatın incizabına kapılıp, tarikat berzahına girmeden, hakikatı, ayn-ı zâhir içinde bulmaktır. İkincisi: Çok merâtibden seyr-i süluk suretiyle geçmektir. Ehl-i velâyet, çendan fena-i nefse muvaffak olurlar, nefs-i emmareyi öldürürler. Yine sahabeye yetişemiyorlar. Çünki, sahabelerin nefisleri tezkiye ve tathir edildiğinden; nefsin mahiyetindeki cihazat-ı kesire ile, ubudiyetin envâına ve şükür ve hamdin aksamına daha ziyade mazhardırlar. Fena-i nefisten sonra, ubudiyet-i evliya besatet peyda eder. S.)

Farig-ül hal : Hali rahat, hali vakti iyi olan.

Taammukat : (Taammuk. C.) Derinleşmeler.

Cemaat-i hademe-i ehl-i hiref : Tar: Saray işlerini yapmakla vazifelendirilmiş sanatkârlar zümresi.

Tevafürât : (Tevafür. C.) Artmalar, çoğalmalar.

Danisten : f. Bilmek.

Sosyal Medyada Paylaşın

Etiketler

Tıp Terimleri, Osmanlı Terimleri, Posta Kodları, Takıcı Bacı, Katalay