Bugün : 17 Şubat 2020, Pazartesi
BINANCE.COM Kripto Para Al - SatDünyanın en büyük kripto para borsasında işlem yapın, kazanmaya başlayın.

Vari nedir?

Vari, f. Benzer, gibi.

Osmanlıca VariVari Hakkında BilgiVari Kelime AnlamıVari Ne Demek?Vari Ne Demektir?Vari Nedir?Vari Osmanlı TerimiVari Türkçe AnlamıVari Türkçe KarşılığıVari Türkçesi

"Vari" terimine benzer Osmanlıca terimler

Bevari : (Bâriyye. C.) Hasırlar, ince kumaştan örülmüş hasırlar.

Bevarid : (Bârid. C.) Soğutulmuş yemekler. * Omuzlarda boyun arasında, gerdanın yanında veya kulaklar arasında ve ensede olan etler. * Sakat şeyler.

Bevarih : (Bârih. C.) Şiddetli sıcaklar ve şiddetli rüzgârlar ki, adına Samyeli denir.

Bevarik : (Bârika. C.) Şimşek ve yıldırım parıltıları. * Parıltılar, gözleri kamaştırıcı olan şeyler.

Bevârik-i süyuf : Kılıçların parıltıları.

Cevari : (Câriye. C.) Akıcı ve câri olanlar. * Hizmetçi kızlar. * Câriyeler, kadınlar.

Cevarih : El, ayak gibi vücud azaları.(Cevârih, cârihanın cem'idir ki, esasen cerhden me'huz olup te'sir mânası mülâhazasıyla kâsibe mânasına isim olmuştur. Cevarih, kevasib demektir. Bunun için el, ayak ve ağız gibi yaralayıcı âlet olan azaya cevarih denildiği gibi, av tutan yırtıcı hayvanlara ve kuşlara dahi kevasib ve cevarih denilir ki, burada murad budur. E.T.)

Civariyyet : Komşuluk, yakınlık, aynı civarda oluş.

Dağvari : f. Dağ gibi, dağ cesametinde. Dağ büyüklüğünde. Dağa benzer surette.

Devari` : (Dır. C.) Zırhlar. Zırhlılar. Zırhlı gemiler.

Düşvarî : f. Zorluk, güçlük, suubet.

Evarin : f. Güzel olmayan, çirkin.

Fevaris : (Fâris. C.) Atlılar, biniciler.

Frenkvâri : f. Frenk gibi.

Gilman ü cevarî : Köleler ve cariyeler.

Osmanlı sözlüğü içerisinde merak ettiğiniz Osmanlıca kelimenin Türkçe anlamını öğrenebilirsiniz.

Osmanlı sözlüğü içerisinde merak ettiğiniz Osmanlıca kelimenin Türkçe anlamını öğrenmek için, arama formunu veya harfe göre sıralamayı kullanın.

Osmanlı terimler sözlüğünde en çok aratılan Osmanlıca kelimeler

Melamet : Kınanmışlık. İtab ve serzenişlik. Rezillik ve rüsvaylık.

Saz : f. (Sâhten: Yapmak mastarından emir köküdür) Eden, yapan, uyduran, düzen mânalarına gelir ve birleşik kelimeler yapılır. Meselâ: Evham-saz $ : Evham veren.

Kul : De, söyle, bildir (meâlinde emirdir)("Kul" kelimesi Kur'anın çok yerlerinde mezkûr veya mukadderdir. "Kul" emri risalet ve nübüvvete işarettir. İ.İ.)Türkçede "Kul", emir dinleyen hizmetkâr, Allah'ın mahlûku, Allah'a itaat ve ibadet eden veya köle mânasındadır.

Dinan : Küpler.

Giras : Ağaç budağı. * Ağaç dikecek vakit.

Müstevki` : Bir şeyin vukuunu bekleyen, olmasını bekleyen. * Olacak diye endişelenen.

Tenafür-ü kulûb : Kalblerin birbirinden nefret etmesi.

İllet-i vücûd : Varlık sebebi.

Hett : Yırtmak. * İkiye büküp kırmak. * Dökmek.

Müsmegill : Uzun, tavil.

Sosyal Medyada Paylaşın

Etiketler

Tıp Terimleri, Osmanlı Terimleri, Posta Kodları, Takıcı Bacı, Katalay